DERGİ

Kadın Gözü ile Acıyı Fotoğraflamak

Özge Elif Kızıl / Anadolu Ajansı

KADIN GÖZÜYLE

ACIYI FOTOĞRAFLAMAK

Özge Elif Kızıl / Anadolu ajansı

Yaşadıkları yerlerden sökülerek komşu ülke Bangladeş’e sığınan yerli dilde Rohingya, yani Arakanlı Müslümanların zorlu koşullarda verdikleri yaşam mücadelesini Anadolu Ajansı’nın genç foto muhabiri Elif Kızıl görüntüledi. Köyleri yakılan, kurşuna dizilen, tecavüze uğrayan binlerce Rohingya yaşama bir kez daha tutunabilmek için dağlık bölgelerden, Naf Nehri ya da deniz yoluyla, Bangladeş’e göç etmek zorunda kalırken, Elif Kızıl, göç yolunda ve kamplarda gördüklerini, “beni insanlığımdan utandıran bir tablo” olarak nitelendiriyor. Kızıl, kendisini Bangladeş’e götüren süreci ve gördüklerini anlattı:

Rohingyalara karşı başlatılan bu etnik temizlik girişimini öğrendiğim andan itibaren orada olmam gerektiğini hissettim. Çünkü yaşanan zulmün mutlaka aktarılması gerekiyordu ve bazı acılar ancak dokunduğunda gerçekten hissedip paylaşılabilinir. Daha önce onlarca acıya tanıklık eden bir foto muhabiriyseniz, her seferinde bir sonrakinin daha kolay olacağına inanıyorsunuz ama olmuyor. Acının suretleri başka başka ve her defasında sizi bir kez daha sarsmayı başarıyor.

"HAYVAN SÜRÜLERİ GİBİ!"

 

Daha önce bir çok sığınma kampında çekim yaptım, elbette hiç bir bez parçası sıcak bir evin yerini tutamaz ama Cox’s Bazar’da kurulan kamplar ve yüz binlerce Rohingyalı’nın o inanılmaz derecedeki zor şartlarda yaşam mücadelesi beni beklediğimden daha fazla etkiledi. Bölgedeki çamurlu tepelere bambular ve naylon brandalarla kurulan derme çatma çadırlarda üst üste yatan, adeta hayvan sürülerini akla getirecek biçimde sopalarla yardım kuyruklarına sokulmaya çalışılan ve askerlerin bacaklarının arasından birbirlerini iterek yalnızca günü kurtarmalarına yetecek kadar yemek almaya çabalayan, tuvalet ihtiyaçlarını kamp kenarlarındaki su birikintilerinde gideren, su ihtiyaçlarını ise çoğu zaman yağmur suyuyla karşılamaya çalışan insanlar...

 

"SADECE YAŞAMASINI İSTİYORUM"

 Çadırda kendi imkanları ile doğum yapan ve çocukları için ne hayal ettikleri sorusuna “sadece yaşamasını istiyorum” cevabını veren Rohingyalı anneler... Bu kesinlikle benim için bir ilkti ve beni insanlığımdan utandıran bu tablo karşısında ise aklıma gelen tek soru; gerçekten adalet kavramının bir anlamının olup olmadığıydı.

 

2012 yılından bu yana sistematik olarak katliamla karşı karşıya bırakılan Arakanlı Müslümanlar'a yönelik saldırıların belki de en şiddetlisi geçtiğimiz Ağustos Ayı'nda yaşandı. Arakan Rohingya Kurtuluş  Ordusu’nun  (ARSA)  Bangladeş  sınırındaki  bir  askeri  üsse  ve  polis  karakollarına düzenlediği saldırının ardından, Myanmar ordusu ve Budist milliyetçiler, silahlı militanlarla mücadele gerekçesiyle Rohingyalara karşı bir etnik temizlik hareketi başlattı. Birleşmiş Milletler tarafından “dünyanın en çok şiddet gören etnik gruplarından biri” olarak ilan edilen Arakanlı Müslümanlar, yerli halkın diliyle Rohingyalar, bir kez daha savaşın zalim yüzü ile karşı karşıya bırakıldılar. Bir kaç gün içinde 3 bini aşkın Müslüman Myanmar ordusu ve Budist milliyetçiler tarafından katledilirken, yüz binlerce Müslüman ise yaşadığı topraklardan sürgüne zorlandı.

ONLINE BAŞVURU

Kategori

Fotoğraf Alt Yazısı

Çalıştığı Kurum

Fotoğrafınızı yükleyiniz

*jpeg

ÜYE GİRİŞİ

E-mail

Parola

Şifremi Unuttum

ÜYE OLMAK İÇİN BİLGİLERİ DOLDURUNUZ

Ad

Soyad

Çalıştığı Kurum

Telefon

E-mail

Parola