Giriş Yapılmadı (Giriş)

Vanilla 1.1.8 bir Lussumo ürünüdür. Detaylı bilgi: Döküman, Lussumo Topluluğu.
Türkçe Çeviri : Engin Yazılan

    •  
      CommentAuthorrizaozel
    • CommentTime29 07 2009
     
    Full
    Onlar, mesleğimizin can damarı

    İsmail Küçükkaya - Akşam Gazetesi Ankara Temsilcisi


    Mesleğe Hürriyet Ankara ilavesinde ilk adımımı attığım 1991 yılı sonlarından itibaren fotoğraf makinesiyle gazetecilik benim için birbirinden ayrılmaz iki kavram olmuştur. Gazeteci için fotoğraf makinesi profesyonel hayatın vazgeçilmezlerinden birisidir. Şu anda Akşam'ın Ankara Temsilciliği görevinde bulunurken de daima yanımda, arabamda bir fotoğraf makinesini tedbiren bulundururum. Bu, işin profesyonel hayata giren, ancak daha çok amatörce yapılan kısmıyla ilgili...

    Oysa mesleğimizin en önemli bölümlerinden birisi foto muhabirliğidir. Hele görselliğin çok ön plana çıktığı çağımızda foto muhabiri arkadaşlarımız, yaptığımız işin adeta can damarını oluşturuyorlar. Çektikleri fotoğraflarla haberin vazgeçilmez unsurunu, görselliği tamamlıyorlar.
    Bir kare fotoğraf çoğu kere sayfalar dolusu yazının anlatacağını tek başına gözler önüne serebiliyor.

    Deklanşörün yakaladığı bir an, kimi zaman tarihi değiştirebilecek bir etki yaratabiliyor.
    Doğru bilgiye ulaşmak için geniş bir zaman dilimini kullanabilirsiniz ama doğru ana tekrar dönmeniz mümkün olamayabilir. Foto muhabiri işte o anı yakalıyor, belgeliyor ve ölümsüzleştiriyor.

    Teknolojik imkanlar artsa, fotoğraf çekimi teknik olarak ne kadar kolaylaşsa da iyi bir foto muhabiri gözünün yakaladığı detaylar bize, bu işin ne denli önemli olduğunu gösterir. Sonuçta en iyi fotoğrafı çeken göz, insana aittir, makineye değil. O yalnızca bizim kullandığımız aracımız, gözümüzün yakaladığı detayı aktarmamıza yarayan bir cihazdır.

    Konunun bence en önemli noktalarından birisi de foto muhabiri arkadaşların daima cana yakın, insancıl, mizah yönü güçlü ve esprili kişiler olmasıdır. Doğrusu, daha ilk günden bu yana hem spor muhabirleri hem de foto muhabirlerinin sohbetlerini çok sevdim, onların yanında kendimi çok iyi hissettim, esprilerine çok güldüm. Her gazetede bu iki birimdeki arkadaşlar, büyükler daima rahat kişilikler oldular, çok samimi ilişkiler kurdular ve hayata bakışlarıyla pozitif bir duruş sergilediler.

    Şöyle geriye dönüp bir düşünüyorum da Mustafa İsemi'nin bitmek bilmeyen profesyonelliğini ve emektarlığını, Ömer Tekdal'ın titizliğini, Abdurrahman Antakyalı'nın teknolojiyi daima en önce yakalayan takipçiliğini ve hassasiyetini, Murat Öztek'in çalışkanlığını, Ali Ekeyılmaz'ın ustalığını, Ali Ünal'ın olayları görüntüyle konuşturan deklanşörürünü gözümün önüne getiriyorum, anılar denizinde yolculuk yapıyorum. Ümit Turpçu'nun o meşhur Merkez Bankası Başkanı'nın evinin önünde çektiği fotoğraf aklıma geliyor. Tek bir kare ancak bu kadar çok şey anlatır. Genç meslektaşımız Raşit Aydoğan'ı düşünüyorum, "foto muhabirliğinin devam edecek bir geleneğe sahip olduğunu" hissediyorum, seviniyorum. Kayhan aklıma geliyor, o şimdi Başbakan Erdoğan'ın peşinde olağanüstü önemli fotoğraflar çekiyor.

    Türkiye Foto Muhabirleri Derneği'nin Yönetim Kurulu'na bakıyorum, sevgili dostlarım Ateş Tümer, Fırat Tur ve Adem Altan, kardeşlerim Arif Akdoğan, Oktay Çilesiz ve Hasan Tüfekçi, o dünyalar tatlısı Atilla Türker. Selahattin Sönmez, İlhan Öztekin; Turan Gültekin ve Ahmet İstek'i de katınca müthiş bir ekip görüyorum.

    Fahir Arıkan, Selçuk Şenyüz ve daha sayamadığım nice dostlar, foto muhabiri arkadaşlarım. Özellikle mesleğe başladığım dönemdeki Hürriyet'in fotoğraf servisi spor bölümündeki dostlar. En tatlı anılar, şen kahkahalar. İyi ki varsınız, siz olmasanız ne bu mesleğin tadı tuzu olur, ne de gazeteler böyle renkli, cıvıl cıvıl ve estetik olurdu.